Ankara Güzellik Rehberi

Home Güzellik Parfüm

Parfüm


Parfüm Leke ve Alerji Yapabilir

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serap Öztürkcan, parfümlerin alerji ve tahrişe neden olabildiğini belirterek, "Kullandığınız parfümün içeriğine dikkat edin. Dermatolojik olarak test edilmemiş parfümleri kullanmayın" dedi.
Parfümlerin içindeki bergamot ve alkol oranının çok önemli olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Serap Öztürkcan, bergamotun güneşe duyarlılığı artırıp leke ve alerjiye neden olduğunu, yüzdesi fazla alkol kullanılmasının da cildi tahriş edeceğini söyledi.
Parfümün vücudun doğrudan güneş gören bölgelerine sıkılmaması gerektiğini belirten Öztürkcan, "Parfüm bileklere ve kulak arkasına sıkılmalı. Ağız, göz ve burun bölgesine yakın yerlere kesinlikle sıkılmamalıdır. Parfüm sıkarken solunulmamalıdır" diye konuştu.
Parfüm diye nitelendirilen sıvıların gerçekten parfüm olup olmadıklarına ve laboratuvarda üretilip üretilmediğinin önemli olduğunu ifade eden Öztürkcan, şu bilgileri verdi:

Parfümler deride çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. O yüzden vücudun her yerine sıkılmamalı. Parfümünüzün nerede üretildiğine, laboratuvarda üretilip üretilmediğine, içeriğine dikkat edin. Cilde sıkılan şeyler deri tarafından emiliyor, vücuda sıkılan ve içinde zehirli maddeler bulunan parfümün emilmesi toksik etkilere neden olabilir.

 

Parfümün Tarihçesi

Günümüzden yaklaşık 5000 yıl önce, Mısırlılar güneş tanrıları Râ için güneşin doğuşundan batışına dek kokulu otlar yakarlardı.
Ölülerini ise kokulu yağlar kullanarak mumyalar, mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Nitekim, yapılan kazılarda Mısır Firavunu Tutankhamonun mezarından parfüm şişeleri ve krem vazoları çıkarıldı. Mısırlılar günlük hayatlarında ise kokulu yağlar ve pomatlar kullanırdı. Bunlar içinde en çok tercih ettikleri kyphi adını verdikleri kokulu bir yağdı. Kyphi, bal, şarap, pirinç, mersin çiçeği, safran, katırtırnağı ve ardıç özlerinden oluşan bir karışımdı. Nefertiti yasemin banyosu yapar, banyodan sonra vücuduna sandal ağacı, amber ve ender rastlanan çiçek özleri sürerdi.

Çağdaş niteliklere sahip ve bilinen ilk parfüm 14. yüzyılda, 1370 yılında yapıldı ve güzelliğiyle ünlü Macar kraliçesine atfedildi. Esans ve biberiye yağı ile alkol karışımından elde edilmiş, lavanta yağı ile zenginleştirilmiş bu karışıma özel bir isim verilmesi de unutulmamıştı: Macar Suyu.

16. yüzyılda cam sanatının ilerlemesiyle birlikte parfümün gelişme süreci de hızlandı. O yıllarda parfümün en çok üretilip tüketildiği ülke Fransa idi. Fakat parfümün vücuda sürülmesinin hastalıklara neden olacağı düşünülür, parfüm sadece pis kokuları maskelemek için kullanılırdı. Bu nedenle giysiler, eldivenler, mendiller, hatta mücevherler bile parfümlenirdi.

17. ve 18. yüzyıllarda, parfüm endüstrisi oldukça gelişti. Özellikle Fransa'nın Grasse bölgesi parfüm endüstrisinin kalbi, merkezi haline geldi.

20. yüzyılda parfümler muhteşem şişeleriyle birer sanat eseri halini aldı. Parfümler vücut kokularını bastırmak için değil, kişiliklerin altını çizmek için kullanılmaya başlandı ve çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Parfümün saklanması ve kalıcılığı...

Aldığımız parfümleri açtıktan sonra iyi koşullarda saklarsak, kokuları 6 ay ile bir yıl arasında dayanır. Gün ışığı ve hava ile temas, parfümleri bozan oksidasyonu sağlayan faktörlerin başında gelir. Bu nedenlerden dolayı, parfüm şişesinin kapağı, kullandıktan sonra sıkı bir şekilde kapatılmalı ve parfümün gün ışığından korunması için tercihan kutusunda saklanmalıdır.

Parfümlerin buzdolabında saklanması parfümünün dengesini bozar ve kokusunda değişmelere neden olur. Parfüm ve eau de parfume`lerin buzdolabında saklanmamaları gereklidir. Eğer soğutulmuş ve tazeleyici bir ürün kullanmak istiyorsanız aftershave veya cologne formları almalısınız. Bu ürünler buzdolabında da saklanabilirler.

Bir parfümün cilde tatbik edilmesinden sonra kokunun kalıcılığı ortalama 3 saat kadardır. Yıkandıktan sonra, cilde nemlendirici yağlar sürülmüş ve daha sonra parfüm tatbik edilmişse süre uzar. Deniz seviyesinden yükseklere çıktıkça parfümün etkisini kaybetmesi hızlanır. Daha sıcak havalarda ve nemin yüksek olduğu durumlarda kalıcılık artar.

Parfümün saça ve saç diplerine uygulanmasıda yanlıştır. Saçın ve saç diplerinin yağlı ortamı, parfümün yapısını değiştirebilir ve kokuyu bozabilir. Ayrıca parfümünüzdeki alkol, saçlı derinizin kurumasına neden olabilir.

Parfümünüzün kalıcılığını ve etkinliğini arttırmak istiyorsanız, parfümünüzü nabız hissettiğiniz deri noktalarına, boyun, kulak arkası, bilekler, dirsek içi bölgelerine tatbik etmelisiniz

 

Parfüm seçimi

Aynı anda en fazla 3 koku deneyin. Daha fazla denerseniz burnunuz farkı algılama kapasitesini kaybedecektir. Yanılıp sonradan beğenmeyeceğiniz bir kokuyu satın alabilirsiniz.

Parfüm hakkında şişeden koklayarak karar vermeyin. Parfümün kokusu vücut kimyanızla temas edince ortaya çıkar. Bileğinizin içine küçük bir miktar sürün ve bir süre bekledikten sonra koklayın.

Parfüm satın almadan önce kokunun oturması için en az 10 dakika bekleyin. Bu sürede alkol buharlaşacak, parfümün vücudunuzun kimyasıyla uyumu tamamlanacak ve gerçek kokusu ve etkisi ortaya çıkacaktır.

Başkasında beğendiğiniz bir parfümü vücudunuzda denemeden alma yanılgısına düşmeyin. Her insanın ten kimyası farklıdır.

Koku duyunuz günün ilerleyen saatlerinde keskinleşir. Parfüm almak için akşam üstlerini tercih edin.

Seçim yaparken kendi vücut kokunuzu tamamlayan kokuları tercih edin.

Yıl boyu tek kokuya bağımlı kalmayın: ısı farkları kokuların yoğunluğunu etkileyebilir.


Doğru parfümü bulmak doğru erkeği bulup, aşık olmak gibi bir şeydir. Parfümü ilk koklayışta etkilenir, ikincisinde heyecanlanır, üçüncüsünde de ona teslim olursunuz!

İşte doğru parfümü bulmak için
bazı öneriler...

1. Aradığınız parfümü asla tek kelime ile mesela, hafif veya romantik diyerek anlatmaya çalışmayın. Görevli satış elemanı ile sizin hafif parfümler konusundaki fikirleriniz tamamen farklı olabilir. Onun için daha önce severek kullandığınız parfümlerden örnekler vererek seçiminizi yapmaya çalışın.

2. Beğendiğiniz parfümleri önce kağıtlar üzerine sıkarak deneyin ve ön elemenizi yapın. Bir kerede üç veya dörtten fazla parfüm denememeye özen gösterin. Fazla parfüm koklarsanız hepsinin kokusunu alamazsınız.

3. En beğendiğiniz parfümü sıktığınız kağıdı yanınıza alın ve bütün gün yanınızda
taşıyın. Bakalım birlikte olmaktan hoşlanacak mısınız? Biliyorsunuz, bir aşkın
gerçek olup olmadığı ancak zamanla anlaşılabilir.

4. Kokular farklı tenlerde, farklı sonuçlar verir. Bu nedenle parfümün istenilen etkiyi göstermesi için tene uyum sağlaması gerekir.

5. Parfüm denerken en hafif olanından başlamalısınız. Kokunun daha iyi algılanabilmesi
için hareket ettikçe yayılabileceği bölgeler olan el üzeri, bilek veya dirsek içine parfüm denenmelidir.

Parfüm sürmenin püf noktaları:

1. Parfüm, vücuttaki tüm nabız noktalarına, boyun, bilek, dirseğin iç kısmı ile dizlerin arka kısmına birkaç damla sürülmeli.

2. Kollu veya kolsuz giysiler giyilse de kokuyu sürmek için en iyi yer, kolun üst kısmıdır.

3. Güneşe ve ışığa çıkmadan önce parfüm kullanmayın. Işığa duyarlı ciltlerde güneşe çıkarken parfüm kullanılması leke yapabilir.

4. Parfüm, narin, canlı ve çevreye duyarlı bir üründür. Değişmesini önlemek için güneş ve sıcaktan uzak tutulmalıdır. Kullandıktan hemen sonra kapağı kapatılmalıdır.

5. Parfüm, bütün bir yıl boyunca kullanılabilir. Sıcak havalarda daha az miktarda ama daha sık sürülmelidir. Soğuk havalarda ise daha çok miktarda ama daha seyrek kullanılmalıdır.

 

Parfüm nedir? Nasıl Yapılır?

Parfüm Nedir? Nasıl Yapılır? Doğada bulunan veya sentetik olarak elde edilen hoş kokulardır. Hoş kokuları olan bitkiler tarihte önceleri ilaç sonra süs ve daha sonrada güzelliği tamamlayan kokular olarak kullanılmışlardır. Bu amaçla kullanılmış en eski doğal kaynaklardan biri gül'dür.

Gülün taşıdığı o güzel kokuyu elde etmek kolay değildir. Bir parfümün nasıl yapıldığının anlaşılması ve maliyetlerinin değerlendirilmesi açısından bu konuya biraz değineceğiz. Gül çiçekleri sabah erken saatlerde elle toplanırlar. Çuvallarda biriktirilip en kısa zamanda distilasyon merkezlerine ulaştırılırlar. Bütün bu işlem saat 10.00'dan önce bitmelidir. Çünkü güneş artık ısıtıyor ve gül çiçeklerinin taşıdığı bazı koku özlerinin buharlaşmasına neden olmaktadır. Distile ediciler saat 10.00'dan sonra çiçek kabul etmemektedirler. Daha sonra çift su distilasyonu denilen yöntemle gülün tüm kokusal özelliklerini taşıyan yağı elde edilir. Gül yağında %45 kadar Citronellol, Nerol ve %14-30 Geraniol isimli alkoller vardır. Bir kilo gül yağı elde etmek için tam 2.000.000 güle ihtiyaç vardır. Bir başka değişle 1 gr. gül özü, 2.000 adet gülün özüdür.


Elde edilen bu bitki özlü yağlar, bazı işlemlerden geçirilip, içersine kalıcılığını sağlayıcı bazı maddeler eklenmesi ile esans denilen ve en yüksek konsantrasyondaki koku haline getirilir. Piyasaya verilecek olan kokular değişik oranlarda uygun alkollerle dilüe edildikten sonra şişelenirler. Genelde has esanslar 5, 10, 15 ml.'lik şişelerde satılır ve çok pahalıdırlar. Çok az kullanmak yeterlidir. Eau de parfum, esans konsantrasyonu has parfüme göre daha azdır. Ancak diğer formlara göre daha yüksektir, bu nedenle kalıcıdır. Esans içeriği daha az olan bir başka form ise Eau de Toilet'tir. Parfüm dendiğinde genelde Eau de parfum ve Eau de Toilet anlaşılır. Parfümler genelde 30 ml., 50ml. ve 100ml.'lik formlarda olabileceği gibi 30ml., 75 ml. ve 125ml.'lik formlarda da olabilirler.

Parfüm şişeleri özel çalışmaların sonucunda üretilirler. Bazı firmalar özellikle dökme parfümler için çok özel kristallerden özel şişeler üretmektedirler. Parfüm şişeleri ya taşıdıkları sprey ünitesi ile parfümü size ulaştırır ya da dökme parfüm şişeleri şeklindedir. Son zamanlarda bazı tasarımcılar (C.K) geliştirdikleri yeni bir sprey ile çok küçük damlacıklardan oluşan bir parfüm topunu oluşturmaktadırlar.

Günümüzde kokular değişik formlarda da piyasaya sunulmaktadır. Parfum Deo Spray; Koltuk altlarına uygulanan, daha düşük konsantrasyondaki form, Parfum Body Lotion; Koku içeren vücut losyonu Parfum Shower and Bathing Gel; Koku içeren banyo veya duş sabunu

Kokuların Sınıflandırılması


Çok değişik sınıflandırmalar varsa da, en temel sınıflandırma kokunun eldesine göre başlayan ve kaynağını gösteren sınıflamadır. Kokular doğal ve sentetik olarak iki temel grupta incelenirler. Doğal kokular ise elde edildikleri yere göre isimlerdirilirler. Bu grup da


ÇİÇEK Kokuları: Manolya, lavanta, gül, orkide, zambak, portakal çiçeği, limon çiçeği, yasemin vb.

MEYVE kokuları: Şeftali, portakal, kavun, mandalina, limon

BAHARAT kokuları: Karanfil, zencefil, karabiber, tarçın

AĞAÇ kokuları: Sandal ağacı

Çiçek ve meyve kokularının karışımları oryantal kokular ismini almaktadır. Çiçek ve baharat kokularının karışımları ise yarı oryantal olarak adlandırılmaktadır.

Gelelim nasıl deneyeceğinize? Bu konuda uzmanların tavsiyelerini aşağıda sıraladık

Duş yapın,
İyi bir modda olun,
Parfüm veya kokulu bir şey kullanmayın,
Tarzınızı belirleyin,
En fazla 3 koku deneyin (burnunuz 3'den fazlasını ayıramayacaktır.),
Mutlaka cildinizde deneyin,
Denediğiniz kokuyu, belirli aralıklar ile koklayarak cildinizde en hoş kalanı seçiniz.

Bazı Önemli Noktalar

Uzmanlar parfüm kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı noktaları da vurguladılar.

Parfüm cilde 15-20 cm. uzaklıktan kullanılmalıdır. Daha geniş bir alana ve homojen dağılım sağlanır.
Parfüm temiz tene uygulanmalıdır.
Eğer dökme parfüm kullanıyorsanız, parfümünüzü kulak arkası, bilek ve ayak bileklerinize tatbik edin. Bu bölgeler daha çok ısındıklarından parfümünüzün güzel kokusu uzun süre duyulacaktır. Parfüm giysilere de sıkılabilir, ancak ertesi gün bir başka parfüm ile o kıyafeti giyerseniz kokular karışabilir.
Bazı parfümlerin hafif lekeler de bırakabileceğini aklınızdan çıkartmayın.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç

Sektörler