Ankara Güzellik Rehberi

Home Güzellik

Güzellik

Yüz Germe

Yüz estetiği ya da yüz germe ameliyatı, hastanın gevşeyen veya sarkmış olan yüz derisinin fazlalıklarının alınıp, daha genç bir yüz görünümü kazandırılmasıdır. Yapılacak ameliyat, yaşlanmayı durdurmaz, ama aslında saati geri çevirir, yüz görüntünüzde gençleşme sağlar. Yaşlanma saati geri döndürülür, ama çalışmaya devam eder.

Bazıları 7-15 yıl sonra tekrar cerrahiye ihtiyaç duyarken, birçok hastada ikinci bir yüz germe gerekmez. Yüz germe edilebilen bir hal alır. Ancak çok yakından bakılırsa fark edilebilir ve hafif bir makyajla gizlenebilir. Derinin yaşlanmasıyla birlikte deri yapısında bulunan elastik lifler azalır, deri altı yağ dokusu incelir. Böylece giderek artan ve derinleşen kırışıklar ve çizgiler ortaya çıkar. Buna yüzün yaşlanması diyoruz. Yüz germe ameliyatı yaşlanma sonucunda bollaşan yüz derisinin uygun yerlerden kesilip yüzün yan taraflarından arkaya-yukarı doğru çekilerek gerilmesi ve fazla kısımlarının kesilerek tekrar dikilmesinden ibarettir. Tabii her ameliyatta olduğu gibi yüz germenin de çok önemli püf noktaları vardır. En önemli konulardan biri, yüz mimik kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin (fasiyal sinir) korunmasıdır. Bu sinir her iki yanak bölgesinde çok ince dallara ayrılmakta ve derinin altında uzanmaktadır.


Ameliyat İzi

Saçlı deri içinden başlar, kulak hizasında kulğın önüne geçer sonra aşağıda tekrar saçlı deri içine girer. Kulak önünde kalan kısmı ameliyat sonrasında görülebilecek yegane kısmıdır. Bu nedenle çok ince dikişlerle dikilerek çok az iz kalması amaçlanır. Hastaların çoğu ameliyattan sonra 2-3 haftada işine dönebilir. Önemli sosyal randevular içinse, 4-8 hafta beklemelidir. Ameliyat sonrası yüzde morluklar ve şişlikler oluşacaktır.


İnsanlar yaşlandıkça, yerçekimi, güneş ve günlük hayatın streslerinin izleri yüzlerinde görülebilir. Burun ile ağız arasında derin çizgiler oluşabilir; çene çizgisi gevşekçe büyür ve boyunda yağ depolanması ortaya çıkabilir. Yüz germe yaşlanma işlemini durduramaz. Saati geri çeviren işlemler, fazla yağın alınması, kasların gerginleştirilmesi ve yüz ile boynun derisinin gerilmesi gibi yaşlanmanın bulgularını düzelten işlemlerdir. Yüz germe tek başına, veya alın germe, göz kapağı estetiği veya burun estetiği ameliyatı gibi diğer ameliyatlar da yapılabilir. Ancak hem burun estetiği hem de göz kapağı estetiği ameliyatlarının aynı anda yapılmasını tavsiye etmiyorum. Çünkü burun ameliyatından sonra göz kapaklarında şişme olur ve dikişleri zorlayabilir ya da açabilir. Bu nedenle burun ameliyatının önce yapılması daha doğru olur. Yüz germe için en iyi aday boyun derisi sarkmaya başlayan, derisi elastik ve kemikleri güçlü olan hastalardır. Hastaların çoğu 60 yaşlarındadır. Yüz germe sizi daha genç ve daha taze yapar, ve kendinize güveninizi arttırır. Ama tamamen farklı bir görünüm veya, gençliğinizin sağlığını ve canlılığını veremez.

Ameliyata Karar Vermeden Önce

Beklentileriniz hakkında dikkatlice düşünün ve cerrahınızla tartışın. Yüz germe tecrübeli bir cerrah tarafından yapıldığında komplikasyon oranı düşüktür. İnsanların anatomisi, fiziksel reaksiyonları ve iyileşme hızları değişiklik gösterir ve sonuçları tahmin edilemez. Olabilecek komplikasyonlar: hematom (deri altında kan toplanması, cerrah tarafından alınmalıdır), yüz kaslarının sinirlerine hasar (geçici), enfeksiyon, ve anestetik reaksiyonlardır. Sigara içiyorsanız, ameliyatın başarılı olması için sigarayı bırakmanız söylenecektir. Aspirin ve belirli anti inflamatuar ilaçlar kanamayı arttırır, onun için ameliyattan belli bir süre önce bu ilaçların alımı kesilecektir. Saçlarınız çok kısa ise, iyileşme sırasında kesi yerlerini kapatacak kadar büyütebilirsiniz. Fazla kilolu iseniz, enaz 6-7 kilo vermeniz faydalı olabilir.

Klasik Yüz germe ameliyatı dışında uygun olan hastalarda mini yüz germe ameliyatı yapılabilir.

Ameliyat:

Yüz germe birkaç saat - veya beraberinde başka bir ameliyat da yapılıyorsa, daha fazla da sürebilir. Kesilerin kesin yeri ve ameliyatın aşamaları yüzünüzün yapısına ve cerrahınızın tekniğine bağlıdır. Kesi çoğunlukla alındaki saç çizgisinin üzerinden başlar, kulağın önündeki doğal çizgiden (veya kulağın önündeki kıkırdağın içinden) uzar, ve oksipital bölgeye doğru kulak lobülünün arkasından devam eder. Boyunda da ameliyat yapılacaksa, çenenin altına küçük bir kesi yapılabilir. Genellikle, cerrah deriyi alttaki yağ ve kas dokusundan ayırır. Konturu düzeltmek için, boyundan yağ dokusu çıkarılır veya aspire edilir. Cerrah, sonra, alttaki kas dokusunu gerginleştirir, deriyi çekiştirir ve fazlalığı çıkarır. Dikişler dokuları korur ve kesileri kapatır; saçlı deride stapler kullanılabilir. Cerrahi sonrası, Kan koleksiyonunu drene etmek için, kulağın arkasındaki deri altına tüp dren yerleştirilir. Cerrah şişlik ve morluğu önlemek için başı gevşekçe sarabilir.

Ameliyat Sonrası

Önemli bir sıkıntı olmaz; olursa, cerrahınızın reçete edeceği ağrı kesici ile azaltılabilir. (Ağır veya devamlı ağrı, yüzünüzün aniden şişmesi cerrahınıza hemen bildirilmelidir.) Derinin bir miktar hissizliği oldukça normaldir; birkaç hafta veya ayda geçecektir. Cerrahınız, şişliği indirmek için, birkaç gün için mümkünse başınızı yüksekte tutmanızı tavsiye edecektir. Ameliyatta dren konduysa, bir iki günde çıkarılmalıdır. Başın sargısı ertesi gün açılır ve pansuman yapılır. Solgun, mor ve şiş yüz sizi şaşırtmasın. Birkaç haftada normal görünümünüze kavuşacağınızı aklınızda tutun. Beş gün sonra, dikişlerin bir kısmı alınır. Saçlı deride bulunan dikişlerin iyileşmesi biraz daha uzun sürebilir. Bir iki günde ayağa kalkarsınız. Yüzünüz ve saçınıza kibar davranın, çünkü deriniz gergin ve hissizdir. Günlük aktivitelerinize dönüş için, cerrahınız daha özel bilgiler verecektir. Bu bilgiler şunları içerecektir: En azından iki hafta seks ve ağır ev işleri gibi ağır egzersizlerden kaçınmak (yürümek ve hafif gerinme iyidir); birkaç ay için alkol, buhar banyosu ve saunayı yasaklamaktır. Bütün bunlar dinlenmeyi arttırır ve vücudunuzun tüm enerjisini iyileşmeye harcamasına izin verir.

Başlangıçta, yüzünüz biraz değişik görünebilir. Özellikleriniz şişlikten dolayı bozulabilir, mimikleriniz biraz gergin olabilir ve muhtemelen skarlarınız hakkında kendi kendinize şüphe edebilirsiniz. Bazı morluklar 2-3 hafta devam edebilir ve kolayca yorulabilirsiniz. İlk önce bazı hastaların hayal kırıklığına uğramasına ve depresyona girmesine şaşırtıcı değildir. Üçüncü haftada kendinizi daha iyi görünecek ve daha iyi hissedeceksiniz. Hastaların çoğu 10 gün ila 2 hafta arasında işine dönebilir. İhtiyaç duyarsanız, kamuflaj makyajı kalan morlukları kapatabilir. Değişiklikler - özellikle sonuçların hemen ortaya çıkmayacağının farkında olursanız - yüz germe ameliyatınızla mutlu olacağınız kadar mükemmeldir. Birkaç ay cildinizi kuru ve kaba hissedebilirsiniz. Erkekler, derinin yer değiştirmesi nedeniyle, yeni tıraş olacak yerler - kulak ve boynun arkası - bulabilir. Yeni skarlara sahip olacaksınız, ama onlar saçlı deride veya doğal çizgilerin içinde saklanır. Bu izler, zamanla solacaktır ve giderek azalacaktır. Yüz germe ameliyatı olmak yaşlanmayı durdurmaz. Ameliyatla oluşan gerginlik sürekli kalıcı değildir. Ayrıca yüz cildiniz yaşlanmaya devam edecektir. Ve 5 ila 10 yıl sonra belki bir daha yüz germe ameliyatı olmak isteyebilirsiniz. Ama diğer taraftan, yüz germe ameliyatının etkileri devam eder; yıllar sonra, yüz germe ameliyatı olmamış halinizden daha iyi görünmeye devam edeceksiniz.


Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Ocak 2012 17:04 )

 

Varis Tedavisi

SCLEROTHERAPY (AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİSİ) NEDİR?
Hoş bir görünüşe sahip olmayan yüzeye çıkmış olan damarların tedavisidir. Kılcal damar çatlamaları, telenjiektaziler ve varisler bacaktaki çalışması bozulmuş, istenmeyen damarlardır. Varis tedavisinde damarların içine ince iğnelerle ilaç enjekte edilir. Daha sonra basınç bandajları, ve çorap uygulanır. İnce ve kalın varisler ve kılcal damar çatlamaları sclerotherapy ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

VARİS TEDAVİSİ NE KADARA MAL OLUR VE SİGORTA BUNU KARŞILAR MI?

Sclerotherapy ile varis tedavisinin her seansının maliyeti neredeyse muayene ucreti kadar ekonomiktir. Bir çok sigorta programı bu tedavi bedelini karşılamaktadır, ancak hastaların sigorta şirketlerinden Sclerotherapy tedavisini karşılayıp karşılamadıklarını araştırmaları gerekmektedir

VARİS TEDAVİSİNİ NE ZAMAN YAPTIRMALIYIM?

Varisler ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi olur. Erken tedavi ileride olusabilecek bircok ciddi durumun ortadan kalkmasını saglar. Sclerotherapy belirli kusurlu damar tiplerinde ve daha zararlı kusurlu oluşumların azaltılmasında kullanılır. Ayrıca tromboz ve damarlardaki varislerin azaltılmasında olduğu kadar diğer tedavi teknikleri ile birlikte de kullanılmaktadır

GÜVENİLİRMİDİR? AGRI DUYAR MIYIM?

Sclerotherapy varisli damarların tedavisinde çok etkilidir.Tedavi gören kişi aynı gün işlerine dönebilmektedir.Yüzeydeki varislerin yok olması için birkaç tedavi gerekli olabilir. Tedavi edilen varisler tamamen yok olmadan önce, birkaç hafta için olduğundan daha kötü görünebilir.Bu sebeple, tedavinin iyi planlanması veya özel durumlardan birkaç hafta önce yapılması tavsiye edilmektedir

EĞER SCLEROTHERAPY TEDAVİSİNİ UYGULAMAZSAM OLABİLECEK MUHTEMEL KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Varislerin ilerlemesi ve yaygınlasması Varis yaraları Tromboz (pıhtı) Flebit Emboli (pıhtının akcigere gitmesi)

SONUÇLAR KALICIMIDIR?

Sclerotherapy ile yok edilen varisler tekrarlamazlar. Ancak bazı hastalarda seneler icinde yeni kılcal damar çatlamaları meydana gelebilmektedir. Fakat bunlar daha önceki kılcal damar çatlamalarının geri dönmesi olarak anlaşılmamalıdır, bunlar sonradan oluşabilecek yeni varislerdir

VARİS TEDAVİSİNDE BAŞKA TEDAVİLER VARMIDIR? ONLARIN ETKİLERİ NASILDIR?

Yeni lazer tedavileri kılcal damar çatlamalarında gelişme göstermiştir. Fakat son araştırmalar göstermektedirki lazer tedavisi Sclerotherapy’den çok daha pahalı ve daha az etkilidir.Ambulatory phlebectomy belirli tipteki Varislerin küçük bir cerrahi yarma işlemiyle ortadan kaldırılması işlemidir. Bu tedavi yönteminde Sclerotherapy tedavisinde görülen etkilerin yanı sıra cerrahi yarma işleminin doğal sonucu olarak , yara izleri meydana gelmektedir. Varisli damarların kazınması ve / veya bağlanması işlemi büyük varisli damarların tedavisinde kullanılabilmektedir. Bu uygulamada hastanın anestezi alması ve hastanede kalması gerekir. Damar kazınması ve / veya bağlanması işlemi bazı hastalarda sinir felci yan etkisine yol açabilmektedir.Diğer istenmeyen etkileri akciğere embolisi enfeksiyon ve kalıcı yaralardır. Anestezinin de bazı ciddi riskleri vardır. Bunlar arasında ölüm, beyinde hasar ve felç tehlikesi sayılabilir.

BU TEKNİK NASIL ÇALIŞIR?

Sclerotherapy için kullanılan ilaçlar, alkol ve sodyum tetradecy içermektedir. Bu ilaçlar kan örtüsü oluşumlarında ve ayrıca kan damarları hattındaki (kusurlu) hucrelerin hasar görmesinde harekete geçer. Damar içinde mikroskobik bir yara olusur ve damarın duvarları birbirine yapışır. Böylece varisler once sertlesir ve sonra tamamen kaybolurlar.

 

Selülit

Selülit üç aşamada gelişen bir patolojidir.
Birinci aşama dolaşım bozukluğu ile başlar. Bunun sonucu damar duvarlarından sızan serum, doku aralıklarında toplanarak doku ödemini oluşturur. Ödem bir taraftan kan ile yağ hücreleri arasındaki iletişimin aksamasına ve yağ hücrelerinin metabolizmasının bozulmasına yol açarken, diğer taraftan bağ dokusunun yapısının bozularak, setleşmesine yol açar.

Bunun sonucu elastikiyetini kaybetmiş fibröz bantlarla çevrili, aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden meydana gelmiş nodüller oluşur. Bu İkinci aşama olup, selülite özgü portakal kabuğu görünümü ile karakterizedir.

Üçüncü aşama ise patolojik sürecin devam etmesi sonucu, nodüllerin birbirine yapışarak daha büyük nodülleri oluşturması ve cildin kapitone bir görünüm alması aşamasıdır. Bu aşamada nodüllerin sinirler üzerine basısı nedeniyle ağrı oluşabilır.

Mezoterapi, selülitin her üç aşamasında da en etkili tedavi yöntemidir. Venöz ve lenfatik dolaşımı düzelterek, dokuda oluşan ödemi önlemekle kalmaz, yağları parçalayıp, ayrıştırarak oluşan nodülleri de küçültüp, zamanla kaybolmalarını sağlar.Ayrıca bozulan bağ dokusunu yeniden yapılandırarak selülitik görüntüyü düzeltir.

Enjekte edilen karışım genellikle dolaşımı düzenleyici, yağ parçalayıcı ve bağ dokusunu yapılandırıcı ilaçlardan oluşur. Bu karışım tedavi edilecek bölgede deri içine 2-3 mm. derinliğe pek çok noktaya mikrodoz enjeksiyon şeklinde dağıtılır. Böylece tedavi edilecek bölgede cilt dokusu ilaç ile adeta sulanır.

Selülitin yağ birikimindeki anormallikle ilgili bir sorun olması nedeniyle, mezoterapi enjeksiyonları tüm metabolizmanın düzene sokulması için tasarlanmış olup, tedavi programına uygun bir şekilde özenle yapılmalıdır. Bu yaklaşımla yapılan uygulamalar, kilo kaybını artırır ve tümüyle vücut sağlığında pozitif bir değişim etkisini de beraberinde getirirler.

Seans sayısı selülitin evresine ve kişinin durumuna göre değişmekle birlikte genellikle haftada bir yapılan 10-12 seanslık bir dizi tedavi yeterli olmaktadır. Nüksleri önlemek açısından rapellerin büyük önemi vardır.

 

Saç Mezoterapisi

Saç dökülmesini normal seviyeye indirmek, saçları daha kaliteli, daha parlak, daha canlı hale getirmek ve bir miktar da yeni saç çıkışını aktif hale getirmek için uygulanan bir yöntemdir.

Ortalama haftalık ya da on beş günlük peryotlar halinde 10 seans uygulanır. 6. ya da 7. seanstan sonra etkiler görülmeye başlar. Bazı hastalarda ayda bir idame tedavisi halinde tedaviye devam edilebilir. Ortalama etki süresi 3-4 yıldır. Çünkü saçlar bu süre içersinde yenilenir.

Saç mezoterapisi insülin iğnesinden daha ince özel enjektörler vasıtasıyla mezoterapi karışımının ciltin alt tabakasına yani saç köklerinin olduğu yere verilmesi işlemidir.

İşlem sırasında hafif bir rahatsızlık hissi duyulabilir. Bunu önlemek için öncesinde 5-10 dk buz tatbik edilir.

Saç mezoterapisi saçı korumak ve canlandırmak için bilimsel olarak etkili bir yoldur. Dışardan sürülen losyon ya da şampuanlar saçınızı daha parlak ya da canlı gösterebilir. Ama saçınız bir gün sonra yine matlaşır ve kırılgan bir yapı gösterir. Çünkü saç köküne yani saçın büyüme merkezine etkili olmayan hiçbir şey saçta kalıcı bir düzelme sağlamaz. Dışardan sürülen bu tür saç bakım malzemelerinin ya da ilaçların emilip saç köküne ulaşması pek olası değildir. Aynı şekilde ağızdan alınan birtakım ilaçlarda saç köküne direkt etki yaratmaz.

Saçlarınızı dökülmeye karşı dirençli kılmak ve korumak, daha güzel gözükmesini sağlamak ve saçlarınızda bir miktar sıklaşma sağlamak saç mezoterapisi ile mümkün.

 

Saç Ekimi

Saç ekimi sizin kendinize olan güveninizi artırır ve toplum içinde daha iyi görünmeniz ve daha iyi hissetmeniz konusunda size yardımcı olur. Saç ekimi için en iyi adaylar gerçek dışı beklentileri olmayan, yapılan girişimi daha iyi bir görünüme kavuşturmak için bir düzeltme işlemi olarak gören kişilerdir.

Amerika'da son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki; başarılı ve kişiye özgüven kazandıran estetik cerrahi prosedürlerin kişileri hem iş hem de özel yaşantılarında daha başarılı kıldığını göstermiştir.

Peki saç ekimi için kime başvurmalı? Bu konuda ilk başvuracağınız tabii ki estetik ameliyatlar konusunda uzmanlaşmış "estetik ve plastik cerrahi uzmanı" olmalıdır. Çünkü bu ünvana sahip doktorlar, 6 yıllık tıp eğitiminden sonra 6 yıl daha estetik cerrahi uzmanlık eğitimini alırlar. Bu eğitim sürecinde birçok estetik ameliyata katılmış ve yapmışlardır. Dolayısıyla konusunda uzmanlaşmış iyi bir doktor seçimi önkoşul olmalıdır.

Sağlık Bakanlığı ve Danıştay tarafından yapılan düzenlemeler gereği Türkiye'de saç ekimini sadece Estetik ve Plastik Cerrahi uzmanları cerrahi birimlerde yapabilir. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı dışında saç ekimi yapılması yasal değildir

Saç ekimi yapılınca ekilen saçlar dökülür mü?

Saç ekim sırasında başın arkasından alınan saç kökleri genetik olarak dökülmeme özelliğine sahiptir. Saç kaybı olan bölgelere saç nakli işleminin başarısının bilimsel tabanı da bu temele dayanmaktadır. Yani ekilen saçlar dökülmez, ömür boyu kalıcıdır.

Fue ile tek seansta ne kadar saç ekilebilir.

Fue tekniğiyle bir seansta uygun hastalarda üç bin saç kökü alınabilir. Eğer saç açıklığı fazla ise birkaç seans ile daha fazla saç kökü almak mümkün olabilir.

Saç ekimi için kime başvurmalı? Kimler saç ekimi yapabilir?

Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelik gereği Türkiye'de saç ekimini sadece Estetik ve Plastik Cerrahi uzmanları yapabilir. Estetik ve Plastik Cer. Uzmanı dışında saç ekimi yapılması yasal değildir. Bu yüzden saç ekimi ya da saç nakili için tek başvuracağınız kişi estetik ve plastik cerrahi uzmanı olmalıdır.

Saç dökülmesi önlenebilir mi?

Saç dökülmesine saç mezoterapisi ve destekleyici tedaviler ile fayda sağlanabilir.

Saç alınan yerden tekrar saç çıkar mı?

Saç toplanan yerlerde yeniden saç çıkmaz. Ama saçın arkasında ortalama 40 000 ila 50 000 saç kökü mevcuttur. Ekim sırasında alınacak saç kökü genellikle 2000-5000 kök arasında değişmektedir. Bu miktar başın arkasındaki saç köklerinin % 4-10'na karşılık gelir. Bilimsel çalışmalar saçın % 50'si bile alınsa aynı kozmetik görünüm oluştuğunu göstermiştir. Dolayısıyla bu miktarda saç kökü alınımı herhangi bir syrelme ya da saçta bir azalma yaratmaz.

Vücuttaki diğer bölgelerdeki kıllar saç ekimi için kullanılabilir mi?

Teorik olarak vücuttaki başka bölgedeki kıllar saç kayıbı olan alanlara fueyle nakledilebilir. Ancak bu bölgelerdeki kılın yapısı, kalınlığı, rengi ve büyüme paterni farklı olduğu için tercih sebebi olmaz. Ayrıca saç kaybı ne kadar fazla olursa olsun mutlaka saç nakli için gerekli bir miktar saç rezervi her zaman başın arka bölümündeki saçlarda mevcuttur.

Ankara'da saç ekim merkezi var mı? Saç ekimi Ankara'da nerde yapılabilir?

Sağlık Bakanlığı ve Danıştay saç ekimini yalnızca plastik ve estetik cerrahi uzmanlarının cerrahi birimlerde yapabileceğini düzenlemişlerdir. Saç ekimi amacıyla başvurduğunuz yerde plastik ve estetik uzmanı ile görüşünüz ve diplomasını görmek isteyiniz. Asla doktor olmayan ya da plastik ve cerrahi uzmanı olmayan kişilerle görüşmeyiniz. Bunun sizi ilerisinde oluşabilecek ve telafisi çok zor sağlık ve estetik sorunlardan koruyacağını unutmayın.

Saç ekimi ne kadar süre içinde yapılabilir?

Saç ekimi seansı fut tekniği ile ortalama 5 saat fue seansı ile 8 saat sürmektedir.

Saçekimi için saçlarımı kestirmem gerekli mi?

Fut tekniği uygulanacaksa saçları kısaltmaya gerek yok. Ancak fue tekniği ile saç ekim uygulanacaksa o zaman saçların 3 numaraya kısaltılması gereklidir.

Saç ekim fiyatları nelerdir? Saç ekimi pahalı bir işlem midir?

Saç ekim fiyatı saç açıklığına, uygulanacak tekniğe ve kliniğe göre farklılık gösterebilir. Ama saçekimi pahalı değildir.

Saç ekiminden sonra ne zaman saçlar yıkanabilir, özel bakım gerektirir mi?

Saçlar ilk 3 gün yıkanır. İlk yıkamanın saç ekim yapılan klinikte yapılması önerilir. Yıkamadan önce özel bir losyon sürülerek saç kökleri yumuşatılır. Diğer yıkamaları kişi kendisi evde yapabilir

Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Ocak 2012 17:04 )

Deri Aşındırılması(Dermabrazyon)

Derinin cerrahi yöntemlerle kontrollü olarak aşındırılmasına dermabrazyon denir. Bu yöntemde derinin yüzeyel tabakaları aşındırılarak yerine daha yeni ve daha kusursuz doku oluşumu amaçlanır. Dermabrazyonla deri yüzeyindeki çöküntü ve kabarıklıklar giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilir.

Dermabrazyonun en çok kullanıldığı durumlar; önceki cerrahiler veya kazalar sonucunda gelişen yara izlerinin giderilmesi, yüzdeki ince kırışıklıkların (özellikle ağız çevresi) azaltılması ve akne skarlarının (sivilceye bağlı yara izlerinin) giderilmesidir. Dermabrazyon yapılan bölgelerdeki çiller de yok olabilir.

Dermabrazyon yüzün tamamına uygulanabileceği gibi, yalnız problemli bölgeyle de sınırlı tutulabilir. Yüzde yapılan diğer gençleştirme ameliyatları ile birlikte de yapılabilir.

Dermabrazyon, kimyasal soyma işleminin yerine veya bu işlemle birlikte de uygulanabilir. Genellikle daha derin izler için dermabrazyon, daha yüzeyel problemler için kimyasal soyma tercih edilir.

Dermabrazyon dış görünüşünüzü daha iyi hale getirecektir fakat bu işlemin izlerin tamamını yok edeceği veya yaşlanmayı engelleyeceği sanısına kapılmamak gerekir. İşlem uygulanmadan önce beklentilerinizin gerçekçi olup olmadığı konusunda mutlaka doktorunuzla tartışmanız gerekir.

Dermabrazyon ve kimyasal soyma gibi işlemler basit sanılarak deneyimsiz ve bilgisi yeterli olmayan kişiler tarafından bazı güzellik merkezlerinde de yapılabilmektedir. Vücudunuzun en görülür yerinde uygulanan bu işlem doğru yapılmadığı taktirde derin ve kalıcı izlerin gelişimine, derinin koyulaşmasına veya diğer bölgelere oranla açık renkli kalmasına neden olabilir.

Dermabrazyon lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Dermabrazyon işleminde derinin üst tabakası zımparalamaya benzer bir işlemle aşındırılır. Ameliyattan sonra yüze çeşitli pomad ve antiseptikler içeren pansuman uygulanır.

Ameliyatı takiben yüzde gelişen şişlik birkaç gün içinde kaybolur. Yüzünüzde yeni deri oluşmaya başladığında ilaçlarla giderilebilen kaşıntılar olabilir.

Yüz rengi birkaç hafta süreyle pembe kalabilir. Normal günlük aktivitelerinize dönmeniz iki hafta kadar sürer. Ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta güneşten korunmaktır. Bu korunma en az altı ay süreyle devam etmelidir.

Dermabrazyondan çok dramatik sonuçlar elde edilir fakat asıl sonucun ortaya çıkması uzunca bir süre alabilir.

 

Mezoterapi Nedir?

Mezoterapi; vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin, homeopatik ilaçların , karışımlar halinde, mikroenjeksiyon tekniği ile cildin orta tabakasına enjekte edilmesi yöntemidir. Latince mezo(orta) ve terapi(tedavi) kelimelerinden meydana gelmiş olup orta deritedavisi anlamındadır.1952’de Dr. Michel Pistor’un tesadüfen geliştirdiği mezoterapi 1987’de Fransız Tıp Akademisi tarafından tıbbi bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir.
Tüm dünyada birçok alanda (cilt yenileme, sellülit, bölgesel incelme, saç tedavisi, çatlaklar, lekeler, çeşitli deri hastalıklarında, keloid tedavisinde, alerjik hastalıklarda ……v.s.) yaygın olarak kullanılmaktadır. Başarı oranı yüksek olan uygulama mutlaka uzman hekimler tarafından yapılmalıdır.

MEZOTERAPİNİN AVANTAJLARI NELERDİR ?
Ağız yoluyla ya da kas veya damar içine yapılan enjeksiyonlar yoluyla alınan ilaçların aldığınız miktarlarının tümü her zaman ilgili hedef bölgeye kadar ulaşamamaktadır. Çünkü ilaçların emilimi sırasında bir kısmı emilemeden parçalanarak atılmaktadır. Bu yüzden alınan ilacın etkisi sınırlı kalmaktadır. Ayrıca sistemik yolla alınan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda yayılabildiği için diğer organ ya da dokularımızı da etkileyecektir ve istenmeyen yan etkiler oluşabilecektir. Mezoterapide ise küçük miktarlarda yapılan mikroenjeksiyonlarla ilaçlar direkt olarak problemli bölgeye verilir. Sistemik bir yan etkiye neden olmaksızın problem çözülür. Bu yolla tedaviden maksimum fayda elde edilir.

MEZOTERAPİ UYGULAMA TEKNİĞİ
Tedavi edilecek durumlara bağlı olarak seçilen spesifik bölgelere, çok ince iğne uçları ile (4 – 6-13mm. boyunda ve 27 - 30 gauce inceliğinde iğnelerle) uygulanır . Önemli olan hazırlanan kokteylde kullanılan ilaçların farmakolojik özelliklerini, birbirleri ile olan etkileşimlerini ve yan etki potansiyellerini iyi bilmektir. Hissedilen ağrı, iğnelerin boyutlarıyla orantılı olarak oldukça azdır. Tedavinin seans sayısı, uygulama yapılan kişiye, problemin derecesine ve enjeksiyonun yapılacağı bölgeye bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

MEZOTERAPİNİN SELLÜLİTE ETKİSİ NASILDIR?
Bölgesel kan ve lenf akımını arttırır. Enjekte edilen ilaç sayesinde hücrelere hapsolmuş ve vücut tarafından kullanılamayan yağ hücreleri, serbestleşip dolaşıma katılır. Portakal kabuğu görünümüne neden olan fibröz sert bağların kopmasına neden olur.Bel, basen, kalça, üst-iç bacak, diz, karın, omuz, kol gibi yağ birikiminin yoğun olduğu bölgelerde uygulanabilir.

MEZOTERAPİ KAÇ SEANS UYGULANIR?
Yaklaşık 8-16 seans arasında devam eden mezoterapi seansları, sellülitin derecesine göre planlanır. Haftada 1-2 kez yapılan bu enjeksiyonlar yaklaşık 15-30 dakikada tamamlanır. Tedavi sonrası morarmalar olabilir. Sellülit tedavisi tamamlandıktan sonra 2’şer aylık ara ile tek seans mezoterapi, sonucun korunması açısından önemlidir.

MEZOTERAPİ TEDAVİSİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Tedavi süresi boyunca soda ve tuzdan uzak olmalı, yağsız, şekersiz, posalı yiyeceklerden oluşan diyetler uygulanmalı, içecek olarak bitki çayları tercih edilmelidir. Kliniğimizde mezoterapi amacıyla başvuran hastalara, eğer vücut/kitle indeksi normal sınırların üzerinde ise, tedaviye paralel bir uzman kontrolünde diyet yapmaları önerilir. Tedavi sırasında ve sonrasında, hastalar, spor (yürüme ve yüzme gibi), sağlıklı bir beslenme ve yaşam tarzına sahip olmalı, stresten kaçınılmalıdır. Günde yaklaşık 1,5-2 lt su tüketilmesi önerilir

Yağ Aldırma(Liposuction)

Karın, kalçalar, basenler, bacaklar, diz bölgesi, kolların üst kısımları, çene, yanaklar veya boyun gibi bölgelerden fazla yağların alınarak daha düzgün vücut hatları yaratmak amacıyla yapılan ameliyata liposuction adı verilir. Liposuction ameliyatı hiçbir diyet veya egzersizin yerini tutabilen bir işlem değildir. Bu ameliyat, diyet ve egzersize yanıt vermeyen bölgesel yağ toplanmalarının tedavisi içindir. Örneğin, karın bölgesine yapılan liposuction ile bu bölgedeki yağ depolanmaları kalıcı olarak yok edilir. Uzun süreli diyetlere rağmen giderilemeyen bu yağ depolanmaları liposuction ile tedavi edilebilir. Böylece daha ince görünümlü ve vücudun diğer bölgeleri ile daha uyumlu bir karın bölgesi elde edilebilir.
Liposuction ameliyatından elde edilen sonuçtan memnun olabilmek için beklentilerin uygun olması gerekir. Normal kiloda ve yeterli deri elastikiyeti olan, vücudunun bazı bölgelerinde yağ depolanmaları olanlar bu ameliyat için en uygun adaylardır. Liposuction için yaş engel değildir.
Günümüzde dışarıdan vücuda enjekte edilen veya sürülen çeşitli kimyasallarla yağı eriterek yok ettiğini, selülitleri tedavi ettiğini iddia eden, bilim dışı yöntemlerle hastaları yalnızca ticari kaygılarla yönlendiren çeşitli merkezler türemiştir. Bunlar, bilimsel destekten yoksun ve işin ehli olmayan kişiler tarafından uygulanan yöntemlerdir. Şayet bu yöntemlerin bilimsel yanı olsa ve yararlı olduğu kanıtlanabilseydi plastik cerrahlar da liposuction gibi teknik olarak oldukça zor ve deneyim gerektiren bir ameliyat yerine bu basit yöntemleri tercih ederlerdi.
Uygulanan bölgenin boyutu veya çeşitliliği dikkate alınarak ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Abdominoplasti (karın germe ameliyatı) veya yüz germe gibi işlemlerle birlikte yapılacaksa genel anestezi zorunludur.Ameliyattan sonraki birkaç hafta süreyle yeni şeklin korunabilmesi amacıyla elastik korse tipi giysiler giyilmesi gerekir. Ameliyattan birkaç gün sonra işe dönülebilir. Oluşan şişlik ve morluklar üç-dört hafta içinde kaybolur. Yeni oluşan vücut şeklinin tam olarak belirginleşmesi üç ay kadar bir süre süre alabilir.

 

Lipoliz Nedir?

Lipoliz dünyada pek çok medikal klinikte bölgesel yağların giderilmesi amacıyla uygulanmakta olan bir tedavi yöntemidir. Lipoliz, özel olarak hazırlanmış bir ilaç kombinasyonunun çok ince iğneler ile vücudun sorunlu olarak tespit edilen bölgelerine enjekte edilmesi suretiyle uygulanır.

Lipoliz uygulamasında kullanılan ilaç fosfatidilkolin (soya yağı ekstresi) 'dir.

Lipoliz uygulamasında kullanılan bu ilacın kozmetik amaçlı deri altı uygulanabilmesi için ruhsatı yoktur. Türkiye’de lipoliz uygulaması ve güzellik merkezlerinde lipoliz ilaçlarının bulundurulması Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmıştır.

Kliniğimizde, bölgesel incelme ve selülit tedavisinde lipoliz ilacı fosfatidilkolin ile yaklaşık aynı etkiye sahip ve aynı şekilde uygulanan ruhsatlı eşdeğer ilaçlar kullanılmaktadır.

 

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 16

FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç

Sektörler