Ankara Güzellik Rehberi

Home Beslenme ve Diyet Diyet Yazıları

Diyet Yazıları

Kilo Almamak İçin Altın Öneriler...

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

'Kızartmalardan kaçınalım' diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili... Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak 'sağlıklı beslenme' anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman 'kişiye özeldir' deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz.. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

'Nasıl olsa diyet ürün... Kilo aldırmaz' düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar... Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler 'ben şekersiz yapamam' derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.

 

Diyete Hazır mısınız?

1.Gercekçi hedefleriniz var mı?

Kendinize oncelikli olarak bir kilo hedefi belirleyin. Diyet suresince kac kilo kaybetmek istiyorsunuz? Daha sonra bu hedefe ulasmak icin ne kadar sureye ihtiyaciniz oldugunu hesaplayin. En gercekci haftalik kilo kaybi hedefi haftada 0.5 ile 1 kilo arasidir. Ornegin eger 10 kilo kaybetmek istiyorsaniz 10 hafta bunun icin gercekci bir hedef olur.

 2.Yemek yeme alışkanlığınızda köklu değisiklere hazır mısınız?

Bu sadece diyet icin degil tum hayatimiz boyunca ihtiyacimiz olan bir seydir: Iyi beslenmek... Yagsiz veya az yagli yiyecekler yemeye hazir misiniz? Ogun sayinizi degistirmeniz gerekebilir, buna hazirlikli misiniz?

 3.Yeterli zaman ayırabilecek misiniz?

Diyet yapmak sadece yediginiz yiyecekleri kismak demek degildir. Bunun yaninda duzenli egzersizler de yapmaniz gerekecek. Bunun icin uygun zamaniniz olmali.

 4.Egzersiz planınızı yaptınız mı?

Eger gidecekseniz hangi gunlerde spor salonuna gideceksiniz? Hangi gunler yuruyus icin daha uygun? Sabah egzersizi disinda baska egzersiz dusunuyor musunuz yoksa sadece onunla mi yetineceksiniz?

5.Başarili olacağınıza inanıyor musunuz?

Daha onceki basarisizlarinizi tamamen unutup(ancak bu basarisizliklardan ders alarak) bu sefer gercekten basariyi yakalayacaginiza inaniyor musunuz? Gecmis olan gecmiste kaldi. Artik onlar icin uzulmeye veya kafa yormaya gerek yok! Bundan sonra tek ve en onemli sey kendi basariniza inanmak olsun. Basari bunu kovalayacaktir.

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Ocak 2012 15:36 )

Diyet Hataları

Şişmanlığa; çok yemek yeme, fiziksel aktivitenin az olması, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonel bozukluklar sebep olabilir. Bunlar arasındaki en büyük etmen de çok fazla yemek yemektir. Zayıflamak için kişinin harcadığı enerjinin, aldığı enerjiden daha çok olmasına dikkat etmeli ve fiziksel aktivitesini artırmalıdır.

Bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekmektedir;

· İlk etapta birey, diyette başarılı olmak istiyorsa beyin olarak diyete hazır olup olmadığını düşünmesi gerekir. Eğer kişi buna hazır değilse diyeti tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşecektir. 

· Bireyin hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalı, bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. Fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarılı olunamaz. Hatta birey diyet yapmaya başladığı kilonun da üzerine çıkabilir. 

· Diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireyler tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç 19.00-19.30 saatleri arasında yenilmelidir.

· Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önem verilmeli.

· Diyet içersinde, her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile bulunmalıdır. Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır. 

· Diyet sırasında en az 2 - 2,5 litre su içilmelidir. Herhangi bir sağlık problemi yok ise, bu miktarın üzerinde içilen su böbrekleri gereksiz yere çalıştıracaktır. Sular yemeklerden önce içilmeli yemek arası veya yemekten hemen sonra içilmemelidir.

· Diyet sırasında koşullar el verdiği sürece spor yapmalıyız. Ne yazık ki günümüz şartlarında spora pek vaktimiz kalmıyor. Bu nedenle günlük hayatta mümkün olduğunca hareketli olalım. Mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın mesafelerde yürümeyi tercih edelim. Genelde beyaz ekmek tüketenler diyet sırasında kalorisi azalacağı düşüncesi ile ekmeği kızartırlar. Fakat bu şekilde sadece ekmekte su kaybı olurken, kalorisinde hiç bir değişiklik olmamaktadır. Aynı zamanda bu uygulamayla protein kaybı da söz konusudur.

· Yine aynı şekilde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. Bunların vücuttaki yağları eritmek gibi fonksiyonları yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır.

· Meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zenginlerdir. Aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık problemi varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır.

· Kepekli ekmek, meyve ve sebzeler gibi posa oranı yüksek bir besindir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. Aynı zamanda kalori değeri daha düşüktür. 

· Kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunan ürünler diyet süresince fazlasıyla tercih edilir. Fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. Bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar... vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir. 

· Yapılan en büyük hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesi ve diyet süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. Bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanında bazı davranış değişiklikleri de yapmak gerekir.

Örneğin;

· Alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her zaman tok karnına alış veriş yapmak,

· Tabağı çok doldurmamak,

· Yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve gereksiz yere masa başında vakit geçirmemek gibi örnekleri geniş tutmak mümkündür.


Diyet bıraktıran bahaneler

Diyete karar vermek ve bunu sürdürmek çoğumuz için hem sıkıcı, hem de zor bir süreç. Özellikle arkadaşlarla çıkılan yemekler, birbiri ardına gelen davetler, lezzetli yiyecekler diyete başladığımızda bizlerin en büyük düşmanı oluyor. Kendimize bile itiraf etmekte zorlandığımız bu durumu inandırıcı kılmak için ``Az yesem bile kilo alıyorum'''' , ``Su içsem yarıyor'''' gibi bahaneler uyduruyoruz. Oysa bunların hiçbiri doğru değil, çünkü kararlı ve inançlı olunduğunda kilo veremememiz için hiçbir sebep yok... İşte bahaneler ve yanıtları...

'Çok az yiyorum, yine de kilo veremiyorum!' 

Çok az yediğiniz halde kilo veremediğinizi düşünüyorsunuz. Peki şimdiye kadar hiç yediğiniz yiyeceklerin listesini tuttunuz mu? Bir gün boyunca yediklerinizin listesini tutsanız, düşündüğünüzden çok daha fazla yediğinizi göreceksiniz. Belki de çok fazla abur cubur yiyorsunuz ve bunları normal yiyeceklerden saymadığınız için az yediğinizi düşünüyorsunuz. Unutmayın, kalorisi düşük yiyeceklerle beslenir ve hareketli bir yaşam sürerseniz, istediğiniz ölçülere kolaylıkla kavuşmanız mümkün.

'Sevdiğim yiyeceklerden vazgeçmek istemiyorum!'

Diyet yaparken sevdiğiniz yiyeceklerden vazgeçmenize gerek yok. Çikolata, patates cipsi ve dondurmadan vazgeçemem diyorsanız, bu yiyeceklerden az miktarda ve çok sık olmamak kaydıyla yiyebilirsiniz. Tabii bir an için kendinizi kaybedip, diyetten hemen vazgeçmeniz riskini de göz önünde bulundurmanız gerektiğini de unutmayın.

'Daha önce pek çok kez denedim ama başarılı olamadım!' 

Diyet yapmayı daha önce denemiş ve başarısızlığa uğramış olabilirsiniz. Fakat sakın vazgeçmeyin. Geçmiş deneyimlerinizden de ders alarak hatanızı fark etmeye çalışın. Örneğin; diyetiniz sırasında çok katı kurallar mı koydunuz? Kısa zamanda çok fazla kilo kaybetmek mi istediniz? Bir başkası istediği için mi diyete başladınız? Bütün bu soruların cevaplarını bulmaya çalışın. Bu kez daha önce yaptığınız hataları yapmayın. Daha gerçekçi olun, ne kadar sürede kaç kilo verebileceğinizi iyi hesaplayın. Ve mükemmel olmasanız da en azından elinizden geleni yapabileceğinizi düşünün.

Diyet yiyecekleri çok pahalı 

Diyet bisküvileri, kekleri, çikolataları gerçekten de pahalıdır. Fakat siz bunların yerine kolaylıkla satın alabileceğiniz ve en az diğerleri kadar etkili olan sebze, meyve, pirinç, yoğurt ve beyaz eti deneyebilirsiniz. Böylece kendi diyet yemeklerinizi kendiniz yaratabilirsiniz. Sonuçta hem paranız cebinizde kalır, hem de diyetiniz yarım kalmamış olur. 

Sigarayı yeni bıraktım, bir de diyet yapamam 

İster inanın, ister inanmayın sigarayı bırakma dönemleri yeme alışkanlıklarını değiştirmek için en uygun zaman. Bunu başarabilmeniz için olumlu düşünmeniz, kendinizi meşgul etmeniz ve planlı olmanız yeterli olacak. Acıktığınızı hissettiğinizde hemen bir elma ya da başka bir meyve yiyin. Bir yandan sigarayı bırakırken diğer yandan yeme alışkanlıklarınızı da değiştirebilir ve bu olumsuz dönemi kendiniz için olumlu bir hale çevirebilirsiniz. 

Kilolarım ailemden geliyor, şişmanlık bizim genlerimizde var.

Şişmanlık bir yönüyle genlere bağlı olabilir. Ama bu durum sizin hiç kiloveremeyeceğinizi göstermez. Ailenizde kalıtsal olarak gelişen bir şişmanlık söz konusuysa bile, siz sağlıklı bir diyet programıyla ve düzenli egzersizlerle kilo verebilirsiniz. Sizin şanssızlığınız büyük olasılıkla bünyenizin küçük yaşınızdan beri size verilen geniş porsiyonlar, kızartmalar ve çikolatalara alışık olması. Ama doğru bir diyet programıyla bütün bunların üstesinden gelmeniz mümkün...

'Meyve ve sebzeden nefret ediyorum ve diyet yapmak için bunları yiyemem' 

Rahat bir koltuğa oturun. Arkanıza yaslanın ve gözlerinizi kapayın. Kendinizi sahilde kumların üzerinde bir şezlongda farzedin. Önünüzde büyük geniş bir tabak ve içinde birbirinden lezzetli muhteşem görünüşlü tropikal meyveler... Dişlerinizi sulu bir kavuna geçirdiğinizi hayal edin. Hala meyvelerden nefret ediyor musunuz? Sadece belirli bir meyve ya da sebze seçmek zorunda da değilsiniz üstelik, diyet yaparken yiyebileceğiniz bir sürü meyve çeşidi var. Ayrıca her zaman taze meyve ve sebze yemenize de gerek yok. Bu besinleri, kimi zaman dondurulmuş, kurutulmuş olarak da yiyebilir ya da sularını içebilirsiniz. Meyveli yoğurtlar, meyve salataları da diyetiniz boyunca sizi bekliyor.

 

Başarılı bir diyetin sırları

İnce düşünmek, günlük olarak hayatınızda ufak tefek değişiklikler yapmakla ilgili, yoksa şu kadar zamanda şu kadar kilo vermekle ilgili değil. Yemek her yerde. Yani siz eve yemekten kaçındığınız şeyleri almasanız bile, dışarıda bunlarla karşılaşacaksınız. Bu nedenle kilo vermeye yönelik uzun vadeli planlarınızı destekleyecek bir yaşam tarzını benimsemeniz gerekiyor.

Başarılı diyetçilerin düşünme şekli nasıl?

Kolorado Üniversitesi Ulusal Kilo Kontrolü Sicil Dairesi, kilo vermeyi başarmış kişilerin günlük hayatlarını 20 yıl önce incelemeye başlamış. Şu an kayıtlarda ortalama 30 kilo nun üzerinde verip bunu 5 yıldan uzun süre korumayı başarmış 3000 kişi bulunuyor.

Katılımcıların kayıtları incelendiğinde, kilo verme ve bunu koruma işini başarmış kişilerde 4 ortak davranış şekli belirlenmiş.

Az yağlı ve yüksek karbonhidrat içeren bir beslenme şekli.

Kahvaltının asla atlanmadan her gün edilmesi.

Gelişimin kaydedilmesi. Yani yediklerinizin ve her gün tartılarak öğrendiğiniz kilonuzun güncesinin tutulması.

Bolca fiziksel aktivite, günde bir saat kadar.

Çoğu beslenme ve diyet uzmanı aslında her gün tartılmanın olumlu sonuç almayı engelleyeceğini ve hayal kırıklığına sebep olacağını iddia etse de, Kolarado Üniversitesi ndeki kayıtlara bakınca işe yaradığı görülüyor.

İşte katılımcıların kilo vermedeki sırları:

Katılımların yüzde 92 si belli bazı besinlerin alımına sınır koymuş.

Günde ortalama 1400 kalori tüketmişler. Çoğunun beslenme programı, az yağlı ve bol karbonhidratlı beslenmeye dayalı.

Aldıkları kalorinin yüzde 24 ü yağdan, 19 u proteinden ve 56 sı karbonhidrattan geliyor.

Ortalama günde 5 öğün tüketmişler.

Egzersiz yoluyla yaktıkları haftalık kalori miktarı ortalama 2800 kadar (günlük olarak yaklaşık 400 kalori ediyor)

Yüzde 75 in haftada en az bir kez tartılıyormuş.

Üçte biri verdiği kiloyu korumayı zor olarak nitelerken, üçte birlik diğer bir grup kolayca, geriye kalan üçte bir de kolay olarak görmüş.

Yüzde 42 lik bir grup korumanın kilo vermekten daha kolay olduğunu söylemiş.

Kilo verme ve korumada en önemli şeylerden biri de olumlu yaklaşım. Çünkü yapamayacaklarımıza odaklanmaktansa, yapabileceklerimize odaklanmak, ulaşılabilir hedefler belirlemek, amaca ulaşmayı ve gelişme kaydetmeyi kolaylaştırır.

Genleriniz basen ölçünüzü nasıl etkiler?

Peki kilo probleminizde ailenizin rolü ne? Eğer ailenizde kilolu kişiler varsa, baştan kaybedilmiş bir savaşı devam mı ettirmeye çalışıyorsunuz?

Obez olma olasılığınız üzerindeki etkisi büyük olmasına rağmen genetik, vücudunuzun yağ biriktirmesi ya da biriktirmemesi konusunda tek başına belirleyici olamaz. Ancak yapılan bazı araştırmalar, bir kişinin kilosu ve vücudunun yağ biriktirme durumunun, biyolojik annesinin yapısıyla yakın ilişki içerisinde olduğunu gösteriyor. Ancak anneniz obez de olsa, obezite sizin kaderiniz olmak zorunda değil.

Bir yüzde vermek gerekirse, genetiğin obezite olasılığına etkisi yüzde 25. Geri kalan 75 ise toplumsal alışkanlıkardan kişinin kendi yaşam tarzına, satın alma gücünün hangi besinleri kapsadığına kadar çeşitli farklı olasılıkları içeriyor.

Davranış ve yaşam tarzı, özellikle de yaşlandıça değiştirilmesi zor bir hal alır. Ancak uzun bir zamana yayılan basit ve küçük adımlarla istediğiniz amaca ulaşabilirsiniz

 

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç

Sektörler